17 Nisan 2013 Çarşamba

Bozmayan Diziler Atlasım





Kabul etmek gerekir ki Türk izleyicisine yabancı dizi izleme alışkanlığını ve keyfini kazandıran dizi "Lost"dur. Lost'un ortaya çıkardığı büyük etki, her ne kadar dizinin sonrasında yarattığı büyük hayalkırıklığı ile törpülense de diğer yabancı dizilerin önünü açtı demek yanlış olmaz. Şimdilerde kaliteli yabancı dizileri sürekli takip eden, koleksiyonlar oluşturan, tartışan, gösterim günü ve saatini sabırsızlıkla bekleyen "seçkinci" bir dizi izleyici kitlesi var. Her bölümde heyecanın doruğa çıktığı, yeni ve daha büyük heyecanlar için bir bölüm sonrasını hatta bir sezon sonrasını - ki bu 1 yıl demek- salık veren diziler prodüksiyon büyüklükleri, maliyetleri, ulaştıkları kitle, yarattıkları dünyalar ile konuşulması, hatırlanması ve anlatılması gereken güçlü ve güzel bir ana akım başlatmış durumdalar. Elbette bu büyük ana akım içerisinde büyük hayalkırıklıkları, vasatlar, bekleneni veremeyenler, boşa çıkanlar büyük çoğunlukta. Ama öyleleri var ki yazılmadan, anlatılmadan ve en azından kendi kişisel tarihimize izlerini bırakmadan kaybolacak gibi değiller. Bu yazının konusu da bu diziler. 

11 Mart 2013 Pazartesi

Kelebeğin Rüyası - Aşk Bahanesidir Şiirin



Kelebeğin Rüyası şiire bir saygı duruşu niteliğinde ve bu açıdan oldukça başarılı. Şiirlerin sadece keyif masalarında ortaya çıkmadığını ne de güzel anlatmış hatta. “Şiir bahanesidir, hayatın”


Film, ilk yarısı itibariyle bir dönem filmi gibi şekilleniyor ve ortaya çıktığı dönemin sorgulamasını çok ama çok iyi yapıyor. Zonguldak’ı ve Zonguldaklıları, Zonguldak’ın iki zıt kutbunu anlatırken esasında dönem Türkiye’sine de geniş bir açıdan yaklaşıyor. 16 yaşından itibaren “kanunla” maden yataklarında çalışmak zorunda kalan köylüler;  köylü olmadıkları için yerin dibinden kurtulan ama “verem” ve “fakirlik” nedeniyle imanı gevreyen ve geleceği olmayan şairler; ve Cumhuriyet tarihinin yeni burjuva sınıfı. 


12 Şubat 2013 Salı

Kişisel Sinema Tarihime Damga Vuran Yönetmenler Sıralaması



Akira Kurosawa’dan gireyim bu yazıya ““İyi bir yönetmen, iyi bir senaryo ile başyapıtlar üretebilir; aynı senaryo ile vasat bir yönetmen ancak sıradan bir film yapabilir fakat kötü bir senaryo ile çok iyi bir yönetmen bile iyi bir film yapamaz”.  İyi senaryolar ile başyapıtlar üreten yönetmenleri kendi bakış açıma göre sıraladım. Bu sıralama bazıları için anlamlı, bazıları için anlamsız ve bazıları için de eksik gelebilir, belki bazılarına da fazla. Son derece normal ve de anlamlı bir durum.

4 Şubat 2013 Pazartesi

Ajeossi & Zamani Baraye Maste Asbha




Ajeossi – The Man From Nowhere
Yönetmen : Jeong-beom Lee
Bin won, Sae-ron Kim, Hee-won Kim

Rehinci olarak çalışan bir adamın, eroinman komşu kadının kızı ile olan dostluğunu anlatan bu aksiyon/dram karışımı film. Duygusal yoğunluğun yanında, usta işi aksiyonu birbirine denge olarak çok iyi karıştırmış film “Ajeossi” aksiyon/dram dozu en dengeli filmlerden.

31 Ocak 2013 Perşembe

Tarantino - Şiddetin Ozanı'ndan Yüksek Dozaj Filmler



1963 doğumlu Quentin Tarantino, şiddetin ozanı olarak da bilinir ki bu ününü fazlasıyla da haketmiştir. Şiddeti doruğa çıkaran yaratıcı sahneler haklı ününün küçük bir parçasıdır sadece. Biriktirerek gelen, öğrenen ve arşınlaya arşınlaya yönetmen olan Tarantino'nun çabası çok izlenen filmler yaratmasının yanı sıra nerdeyse her filminden bir kült çıkarabilme yeteneği ile birleştiğinde açık söylemek gerekirse sinema dünyasına büyük bir lezzet katar.  Bunun yanında neredeyse her filmde popüler eleştirilerini peş peşe sıralayan bu dahi yönetmen, uzun ve anlaşılması zor ve belki de çoğu zaman gereksiz (!) uzun dialogları kullanmakta da pek mahir ve çok isteklidir. 

Yine Tarantino deyince hatırlatmadan olmaz. Bir sinema okulunda eğitim almadan sinema dünyasına atıldığını artık neredeyse bilmeyen yok. Ki Tarantino da bu durumu her zaman öutlu ve gururlu bir şekilde açıklamadan geri durmamıştır 
'“İnsanlar bana sinema okuluna gidip gitmediğini sorduğunda onlara şunu söylerim: hayır, sinema okuluna gitmedim film izlemeye gittim.”

Dünyanın en çok bilinen ve en ünlü ayak fetişisti olan Tarantino, bu tutkusunu filmlerine sos yapmaktan da geri durmayacak kadar da cesur aynı zamanda.

9 Ocak 2013 Çarşamba

“Hobbit : Unexpected Journey – Beklenmedik Yolculuk”




Orta Dünya’yı çok özlemiştik.  Shire, Ayrıkvadi gözümüzde tütüyordu 9 yıldır. Yüzüklerin Efendisi serisi tamamlandıktan sonra yıllardır “Hobbit”in yolunu gözlüyorduk. Nihayet 14 Aralık 2012’de arz-ı endam etti “Hobbit” perdeye. Yüzüklerin Efendisi’nde yaşanan devasa maceranın öncesini anlatan Hobbit, umutla ve hasretle bekleyenleri hiç şaşırtmadı ve oldukça mutlu etti.  Bilbo Baggins, Gandalf, Thorin Meşekalkan ve yol arkadaşları cücelerin macerası başladı ve devam edecek.

16 Kasım 2012 Cuma

Bang Bang - Hız, Aksiyon, Kan, Silah



Zamanın hızlı akmasını seven, aksiyon sahnelerinden keyif alan, bol bol silah ve kavga ile örülü filmlerden hoşlanan hele sıkı takip oyunlarından büyük keyif alan sinemaseverler için hazırladığım liste "Bang Bang". Bolca hız, hep aksiyon, yerli yerinde kan ve silahlarla bezeli bu liste, filmsiz geçen geceleriniz için çok ciddi ve büyük bir alternatif. 

25 Ekim 2012 Perşembe

İdris Küçükömer - Düzenin Yabancılaşması - Yücel Yalman Önsözüyle


Düzenin Yabancılaşması tam anlamıyla şoke edici bir kitap. Alabildiğine derin, alabildiğine birikimli ve vurabildiğine kadar da sert. İlk kez yayınlandığı 1969 yılında bütün siyasi kavramları alt üst eden ve şok etkisi yaratan "Düzenin Yabancılaşması" ilerici-gerici, sağ-sol denklemlerinin yerlerini değiştirmişti. Aradan geçen 45 yıla rağmen fikirleri hala taze kalan Küçükömer ciddi bir övgüyü hakediyor.

17 Ekim 2012 Çarşamba

Fatih Akın'dan Cennetteki Çöplük



Fatih Akın’ın Kazım Koyuncu, Bob Dylan ve Martin Scorsese’ye saygı duruşunda bulunduğu “Cennetteki Çöplük” kurgusu itibariyle oldukça başarılı bir belgesel. Trabzon’un Çamburnu beldesinde yaşanan dramın, yöre halkının samimi ağzından anlatıldığı belgesel, “Cennet gibi köyümüz, çöplüğe döndü” sözleriyle yükseliyor. 

10 Ekim 2012 Çarşamba

Benim Gerçek Kahramanım Samwise Gamgee (Sam)



Yüzüklerin Efendisi, müthiş bir kahramanlık hikayesi barındıran kendi adıma bugüne kadar okuduğum ve izlediğim en büyük, en devasa ve en destansı hikayedir. Bunun yanında Yüzüklerin Efendisi, hikayesine hayat veren kahramanlar çokça ve değişiktir. Herkesin farklı ve özel kahramanları vardır ama benim gerçek kahramanım Samwise Gamgee’dir. Peki neden?

1 Ekim 2012 Pazartesi

Afili Sözler




Jean Rostand'ın dediği gibi " Bazı özlü sözler o denli benzersiz bir etki bırakır ki; insanda söylenecek başka söz kalmadığı duygusunu uyandırır". Söylenecek başka söz bırakmayan özlü ve afili sözleri toparlamak istedim.